30 Ağustos 2015 Pazar

arı kovanı ile sosyoloji bilgisi

arı kovanı ile sosyoloji bilgisi

 Leopold Levy'nin Paris'teki Resim Sergisi ' 79/05/1931. Ayia Erduran -Suna Kan 0J/O7/1951. Haşan Kaptanın Paris Sergisi , 25/01/1952. İdil Biret (1 14/03/1952. Ayşegül Sanca ^ 31/03/1952. Paris'te Sosyal Münasebetler g 16/04/1952. Paris’in Göze Batan Âdetleri ç 26/04/1952. Fransa'nın Kalkınmasını Geciktiren Amiller lO. 06/05/1952. Batı Medeniyeti ve Biz )1,18/05/1952. Toplulukların Zihniyetleri ve Maddi Kurumlar ]2,01/06/1952. İlim Bakımından Irkçılığın Bugünkü Durumu 13.20/06/1952. Cemal Reşit Rey'in Paris’teki Konseri Münasebetiyle l4, 20/07/1952. Paris’te Sosyoloji Araştırmalan Merkezi Çalışmaları 15 25/08/1952. Paris’te Hür ilini Kuıaımlan 16.23/10/1952. Ekonomik istihsal Tekniği p 10/12/1952 , Çok Yazık Oldu Halk Evlerine
18.23/12/1952. Dedelerimizin Çıkmazından Kurtulmaya Çalışan Gençlik
19.14/01/1953. Edebiyat Fakültesi
20.26/ 0/1953. Halil Şazi Kösemihal: I
21.27/03/1953. Halit Şazi Kösemihal: 2
22.TIİ^IWA- Cemal Reşit Rey’in Madrid Konserleri
23.03/07/1953.Türkiye’de Sosyolojinin Doğuşu ve Prens Sabahaddin’in Yeri
24.04/07/1953. Prens Sabahaddin’in Hayatı ve Sosyolojisi
25.25/07/1953. Bir Yolculuk Hamasi
26.25/09/1953. İdil Biret - Suna Kan
27.03/10/1933. Paris Kahveleri
28.17/10/1953 Nice- Mavi Kıyı
29.24/10/1953. Gerard Kantargian’m Keman Konseri
30.01/11/1953. Joseph Zirkin
31.07/11/1953. Leopold Levy’nin Gözü ile Ressamlarımız 32.16/11/1953. Oda Musikisi
33.21/11/1953. İstanbul Konservatuarında Görülen Bu İkilik Ne?-
34.21/11/1953. Şehir Korosu
35.05/12/1953. Huzur ve Konfor
36.13/12/1953. Birgican Saydam
37.19/12/1953. Ölçü ve Kararlama
38.26/12/1953. Yetvart Margosyan
39.02/01/1954. İstanbul Tiyatroları ve Tiyatro Yazarlan
10.09/01/1954. Quartette - Recital
11.16/01/1954. Sokrat - Ataç
Bu yaıya, sosyolog kime denir? Nurettin Topçu sosyolog olarak kabul edilebilir mi? tartışması ile başlamak istiyorum. Akademik olarak sosyoloji bölümlerinde hocalık yapmamış olan yazar, düşünür, kısaca çoğu özgün görüşlere salıip sosyal bilimcilerle ilgili olarak bu tür soru ve tartışmalar gündeme gelmektedir. Bazen de birinden sosyolog olarak söz ettiğinizde, “o sosyolog mu? Ben onu siyaset bilimci veya tarihçi veya psikolog veya matematikçi olarak vs. biliyordum”, denir. Oysa sosyolog olmak için mutlaka kişinin sosyoloji bilimini profesyonel meslek olarak icra etmesi gerekmez. Profesyonel meslek icrası, yani teknisyenlik ile so,syolog olabilme arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Yöntem fetişizmi yapmak veya sosyolojiyi bir ekole indirgemek, fonksiyonalizmi sosyolojinin kendisi saymak ve diğer yaklaşımları spekülasyon olarak değerlendinnek, sosyolog sayılmaya yetmese gerek. Bir başka anlatımla, sosyologluğu hak edebilmek için ülke ve dünya olaylan hakkında görüş sahibi, söz sahibi olabilmek ve bunlan da bir şekilde, yazılı olarak topluma aktarmak gerekir.
Sosyolog olabilmek için ne sosyoloji bölümlerinde çalışmak, ne de sosyoloji bölümlerinden birinden mezun olmak gerekir. Sosyoloji bölümü hocalannın bir kısmı, sosyoloji bölümü çıkışlı olmadığı gibi, sosyoloji bölümü çıkışlı pek çok “sosyolog” da topluma ilişkin belirgin bir görüşe sahip değil veya teknik birkaç yazı dışında toplumsal konularda yazmamıştır. Oysa sosyoloji eğitimi almadan da içinde yaşadığı toplumun, dünya toplumlarının sorunlarına ilişkin duyarlılıkları, görüşleri, çözüm önerileri olan pek çok “sosyolog’la karşılaşmak mümkündür. Bir başka anlatımla, Cemil Meriç, Atilla İlhan, İdris Küçükömer, Mehmet Ali Aybar, Murat Belge, Doğan Avcıoğlu, Mümtaz Turhan gi-
•Prof. Dr., İnönü Üniversitesi Sosyoloji Bölümü.
I Nurettin Topçu’nun 19601ı yıllan kapsayan siyasal görüşlerini incelemiş ve 1995 yümda çıkan 27 Mayıs’tan 12 Mart’a Türkiye’de Siyasal Fikir Hareketleri adlı kitabımda, “Hareket Okulu ve Nurettin Topçu" başlığı altında pyiflilamıştım. Daha sonra Nurettin Topçu ile ilgili olarak yapılan bir toplantı için ha^u-ladığım bir başka metini de Türk Sosyoloji Tarihi Üzerine Araştırmalar adlı kiubımda, "Nurettin Topçu’nun Sosyolojik Görüşleri" başlığı ile yer vermiştim. Dolayısıyla bu metin Nurettin Topçu ile ilgili üçüncü çalışmam olacaktır. Bu çalışma, daha önce yayımladığım çalışmaların belki bir tekran değil ama bir devamı niteliğinde ve daha geniş boyutlu olanıdır. Aynca, Nurettin Topçu ile ilgili daha pek çok çalışma ve değeriendinne yapmak mümkündür. Türk düşününün bu özgün entelektüelini birkaç kitap ve makale ile tükettiğimizi beklemek başta kendimize saygısızlık olur. Bu çalışmanın da çok yönlü bir düşünür olan Topçu nun belirli alanlardaki sosyolojik görüşleri ile sınırlı olduğunu özellikle belirtmek
sine bu yazının konusu olması itibarı ile de Nurettin Topçu Çok yönlü Aynca, Nurettin Topçu ile aynı dönemde yaşayan birçok sosyal bilimcinin bilim anlayışına sahip olduğu, entelektüel özellikleri bulunduğu ve temel ^ öncelikle sosyoloji olmamasına karşın önemli metinlere imza anıklan görtilm^S düşünürler sosyoloji alanmda da özgün eserler kaleme almışlar, toplumsal çıkan sorunlar karşısında çeşitli tezler ortaya atarak bu tezleri savunmuşlar ve «l A lan önermişlerdir. Bu konuda verilebilecek onlarca örnekten biri de Lsmayılj^/tı cıoğlu’dur. İsmayti Hakkı Baltacıoğlu’nun da temel ilgi alanı eğilim bilimletidiı şın, Comte-Durkheim ekolünün Ziya Gökalp’ten sonra gelen ikinci önemli ve Türkiye’nin temel sorunlanna ilişkin doyurucu görüşleri
2001; Kaçmazoğlu, 2002). Cumhuriyet döneminin birinci ve ikinci kuşak
sefecilerinin dar bilimsel sımrlılıklar içerisinde kalmadıkları, bilim dallan adınaı, lik yapmadıklan ve entelektüel bir konumda bulunduklan görülmektedir. ( yologlanmızdan Hilmi Ziya Ülken romancı, ressam, felsefeci ve sanat ı Şazi Kösemihal müzisyen; Cahit Tanyol şair; İsmayıl Hakkı 1 tat, sosyolog, felsefeci, psikolog, çocuk kitaplan yazan ve sanat tarihçisidir
Nurettin Topçu’nun da profesyonel anlamda eğitim yaptığı, doktora ve4^^ unvanları aldığı alan felsefedir. Bununla birlikte Topçu bir entelektüel olarakîjş ye’nin pek çok sorunu karşısında düşünmüş olması ve bu düşüncelerini kitaplatnı kalelerine aktarması, çevresinde bir düşünce okulu oluşturması bağlamında,Tiiıfeij önde gelen sosyologları arasında yer almaktadır. Bir başka anlatımla, Nuteninltçj; birinci ve ikinci kuşak Türk sosyologları gibi çok yönlü özelliklere sahip biıli^ Sosyolog, felsefeci, mantıkçı, ahlakçı, estetikçi, edebiyatçı, siyaset bilimddiı.toplu da Nurettin Topçu’nun Türk sosyolojisindeki yerini ortaya koymaya çalıştaatak
1- Nurettin Topçu’nun Yaşanu ve Etkilendiği Çevreler Nurettin Topçu 1909 yılında İstanbul’da doğdu. Topçu’nun babası, EmrajU nesi, Erzincan Eğin’lidir. Dedesi Osman Efendi’nin, Erzurum’un Ruslar tarafındaıifı Harbi) sırasında Osmanlı ordusunda topçuluk görevinde bulunması nedenimle ika:^ kabı Topçuzadeler olarak kalmıştır. Topçu’nun babası Ahmet Efendi, EmmutıÜııt-canlı hayvan ticareti yaparken bu işini İstanbul’a aktarır. İstanbul’a yerlqenhib»tt Efendi Tahtakale’de Erzurum Hanı ve Süleymaniye’de de bir ev satın alır, Nafltiı bu evde 1909’da doğar. Aile daha sonra Çemberlitaş’ta bir ev satın alır. Nuremiş* yaşamım burada sürdürür ve aynı evin yerine 1970’de yaptırdığı evde tanıamlaı
Nurettin Topçu altı yaşında Bezmialem Valide Sultan Mektebi ana sınıfına yazılır, okuldan sonra Bü>aık Reşit Başa Numune Mektebi’ne verilir. Okulu birincilikle biti-Bu okuldaki hocalarından Nafiz Bey, Nurettin Topçu nun yaşamı bo>aınca sürecek olan Mehmet Akif sevgisini uyandırır (Nurenin Tof^çu’y^^ Annagan, 1S>92;11). Daha son-^ Vefa İdadisi’ne devam eden Nurettin Topçu, bu okulda felsefeye yakınlık duymaya tiîi^lar. Eğicim hayatında başarılı bir öğrenci olan Topçu, 1928 yılında İstanbul Lisesı’nin ^ebiyai bölümünü bitilir ve aynı yıl Avrupa’ya öğrenci göndennek için açılan sınavla-n kazanarak Fransa’ya gider. Fransa’da Türk öğrencilerle ve özellikle Ziyaeddin Faiıri Fmdıkoğlu ve Remzi Oğuz Arık’la yakın bir işbirliği-düşün ilişkisine girer. Topçu, Fransa’da önce Bordeaux Lisesi’ne alınır. Yaşamı boyunca ilişkisini sürdürdüğü ve görüşlerini Türkiye’de temsil ettiği Maurice Blondel’i bu dönemde tanır. İlk yazı denemelerine cJe Bordeaux Lisesi’nde başlar. Bordeaux Lisesi’nden iki yıl sonra Strazbourg’a geçer ve buradaki üniversite eğitimde felsefe, aiılak, sanat tarilıi okur. Topçu, yine bu yıllarda ün-iû Türkolog touis Massignon’la tanışır. Onun bir süre Türkçe hocalığını yürütür. Straz-bourg’da doktorasını hazırlayan Topçu, “Confomıisme et Revolte” başlıklı doktora çalışmasını Sorbonne’da verir ve bu çalışması 1934 yılında Paris’te yayımlanır. “Fransa’da geçirdiği yıllann onun fikri ve mesleki kişiliğinin oluşmasında çok büyük rolü olduğunu” ortadadır CKök. 1995a;9).
1934 yılında Türkiye’ye dönen Nurettin Topçu, 1935 yılında Galatasaray Lisesi’nde felsefe öğretmenliğine başlar. Okulun müdürü geçmesini istediği bir grup öğrencinin adının yazılı olduğu bir listeyi Topçu’ya verir.arı kovanı Ancak öğrencilerin bir kısmı sınavda ba-şanlı olamaz. Bunun üzerine Topçu’nun tayini de İzmir’e çıkartılır.
Topçu, 1935 yılında Hüseyin Avni Ulaş’ın kızı Fethiye Hanun’Ia evlenir. Hüseyin AvTii Ulaş’ın telkinleri ile gerçekleşen bu evlilik uzun sürmez ve lx)şanma ile sonuçlanır Ancak Topçu ailesinin yakm dostu ve I. Meclis’in muhalif kanadının liderlerinden Hüseyin A^^ıi Ulaş’ın Nurettin Topçu üzerindeki ideolojik etkisi küçük yaşlarda başlamış ve hayranlık derecesine vararak yaşam boyu devam etmiştir.
Nurettin Topçu’yu bütünüyle etkileyen düşünür, Fransız felsefecisi Maurice Blon-deİdir ve Blondel sadece Topçu’yu değil, Avrupa kökenli muhafazakâr akımlan da etkilemiştir. Hareket Felsefesi’ni oluşturan Blondel’in temel tezi, “Hareket insanla Allah’ın bir terkibidir” (Dural, 2005:157).
Nurettin Topçu, 1939 yılında, İzmir’de, Fransa’da tamşüğı ve Hareket Felsefesi’nin kurucusu olan Maurice Blondel’in çizgisi doğrultusunda bir dergi çıkarmaya başlar. Topçu’nun yaşamı boyunca çıkaracağı ve bir gelenek oluşturan dergisinin adı da Hareket’tir.
Odönem bazı sosyologların adlan, çıkardıkları dergilerle özdeşleşmiştir. Nurettin Topçu Hareket, Ziyaeddin Fahri Fmdıkoğlu İş ve Düşünce, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu da Yeni Adam dergisi ile bütünleşmiş ve Türk sosyolojisinde bir gelenek oluşturmuşlardır.
Nurettin Topçu, Hareket Dergisi’nde yayımladığı “Çalgıcılar Yine Toplandı” başlıklı yazısı nedeniyle açılan .soruşturma üzerine İzmir’den Denizli’ye sürülür. Denizli’de bulunduğu dönemde Said-i Nursi ile tanışan Topçu, onun mahkemelerini yakından izler (Nurettin Topçu’ya Armağan, 1992:11). Denizli sürgününden .sonra İstanbul’a tayin edilen Topçu, Haydarpaşa Lisesi’ne bir süre çalıştıktan sonra Vefa
Hilmi Ziya Ülken’in desteğiyle İstanbul Ünivensitesi'ndc kısabil» çent olarak bulunur. Görev süresinin uzatılması için başvuruda bulunç oylamada isteği, 12’ye karşı 13 oyla reddedilir (Dural, 2005:132). Btın;), ' çu’nun üniversiteden hızla uzaklaştığı ve gelecek dönemlerde üniversiijj. hocalarının düzeylerine, iş ahlaklarına ilişkin sert eleştiriler kaleme aldığı Nurettin Topçu, 1950’lerde muhafazakâr ve milliyetçi çizginin yami Safa, Necip Fazıl Kısakürek, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Ali Fuat Bajjj'**'' gelen isimleri arasındadır. Bu bağlamda Türk Milliyetçiler Demeği’nin de sinde yer almaktadır. Topçu’nun Türk Kültür Ocağı, Türk Milliyetçiler çiler Demeği, Türkiye Milliyetçiler Derneği ve Anadolu Fikir Demeği'ndey(,y, rülmektedir (Doğan, 2006:114).
Nurettin Topçu’nun en fazla kaldığı ve tarih hocalığı yaptığı okul Robejy,,
1960 yılına kadar bu okulda görev alan Topçu’nun görevine 27 Mayıs daıbes^y te “rejim muhalifi” suçlaması ile son verilir (Dural, 2005:131). NurettinTopç^j şunda düşünsel katkı sunduğu imam hatip okullan çerçevesinde İstanbul iu^, Okulu'nda da fahri olarak dinler tarihi dersi okutur.
Nurettin Topçu, yaşamı boyunca Anadoluculuk hareketinin ve t rin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. Nurettin Topçu'nun l Anadoiuculardan ve devamcısı olduğu birinci kuşak Anadoluculardanlıajlıisjı, Onun Anadoluculuğu, birbirinin içerisinde yoğrularak kaybolmuş, yapay ve toj^ mayan, eklektizme kayrmayan tam bir Türk-tsiam sentezi Anadoluculukluı.
Nurettin Topçu, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinden büyük bir üzüntü (İşi p yıs sonrasında aktif siyasete atılır. Adalet Partisi’ni kuran ekip içerisinde yeti: seçimJerinde Konya’dan adayı olur, ancak seçilemez (Dural, 2005:236).Topjı'c. mi kazanamamasına karşın Hareket ekolünden birçok isim AP listelerindeoliı.; yük Millet Meclisi’ne girer. Topçu, 1963 yılında da Milliyetçiler DemeğiKoiijb'c yönetimi Nurcu ekibe kaptırarak dernekten ayrılır (Dural, 2005:236), 0|r). 1966’dan itibaren kullandığı sosyalizm kelimesi nedeniyle muhafazakâHiiytv lerdeki etkinliği de sarsıntıya uğrar (Kutlu, 2006.13).
Pek çok lisede kırk yıl tarih ve felsefe grubu dersleri okutan Nuıetünlffi.'-asıl mesleği öğretmenliktir. Ancak pek çok am yazısında öğrencilerinin(kK: o sadece bir öğretmen ve akademisyen değil, bir fikir ve mücadele adaraıt»#-zardır. Belki de öğrencilerinden Prof. Dr. Orhan Okay'ın dediği gibi, ‘Nm®' klasik manada bir filozof değildi. Yani, kategorik bir düşünce sisteımunto' mamıştı. Fakat idealizmi, varlık ve olayları derinden kavrayışı, değerlendirf'
^ıpılanyla» kendisine mahsus etik, metafizik halta estetik bir düjiünceye sahip olduğumu, eserlerini okuyanlar kadar şu veya bu vesileyle yakınında bulunanlar da takdir et-miişlerdir” (Okay, 1995:7-8).
Geçimini temin etmek için öğretmenlik mesleğini severek y;ıpan ve bu konuda hiç-zaman maaş konusunu sorun yapmayan, öğretmenliğin verdiği doyumun para ile ölçülemeyeceğini ve bu işin para için yapılamayacağını belirten Topçu; felsefe, sosyoloji, nıantık, psikoloji, ahlak, tarih ve dinler tarihi dersleri dışmcUı sosyoloji, felsefe, psikoloji. mantık ve ahlak ders kitapları da yazmış ve bu kitaplar uzun yıllar liselerde okutul-muştur.
Nurenin Topçu’nun etkilendiği, bu nedenle olumlu şekilde değerlendirdiği ve takdir ettiği Doğu ve Batı dünyasından birçok devlet adamı, siyasetçi, düşünür, felsefeci, edebiyatçı, sanatçı, mimar, res.sam, şair, müzisyen bulunmaktadır. Topçu’nun en fazla etkilendiği isimler arasında Platon, Maurice Blondel, Louis Massignon, Beethoven. Go-eihe. Yunus Emre, Fuzuli. Mevlana, Mimar Sinan, Henri Bergson, M. Gandi, Hiıler, Mehmet Akif, Namık Kemal, Hüseyin Avni Ulaş bulunmaktadır. Bu isimlerin bir kısmını millet mistikleri olarak selamlayan yazar, bazen de bunlara Hz. Muhammed, Hz. Ömer. Alparslan, Ya\oız Sultan Selim, Fatih Sultan Mehmet gibi tarihi isimleri eklemektedir.
Nurettin Topçu'nun felsefî görüşlerinden en fazla etkilendiği ve sistemini Türkiye’ye taşıdığı isim Maurice Blondel'dir. Bu ismi tartışmaya bile gerek yoktur. Topçu’nun yine Batı felsefesinden etkilendiği bir başka Fransız filozofu Henri Bergson’dur. Bergson Türkiye'de sadece Nurettin Topçu’yu değil, 1920’lerde Dergâh ekolünü ve Türkiye’de muhafazakâr olarak tanınan ve başta Necip Fazıl, Mustafa Şekip, İsmayıl Hakkı başta olmak üzere pek çok muhafazakâr eğilimli aydını etkilemiştir.
Sezgici ve metafizik felsefe anlayışının önde gelen isimlerinden H. Bergson'un felsefe anlayışını Nurettin Topçu şöyle değerlendirmektedir: Bergson’un felsefesi, poziti-\izm ile çeşitli izafiyeci felsefe sistemlerinin yıkıcı etkileri altında, mutlak hakikati elde etmenin ümit ve imanını kaybeden XDC. yüzyılın insanlığına, bu yüzyılın sonlannda sezgi metodunu ortaya koymakla, bir ümit ve iman getirmiştir. Bu nedenle her ülkede ilgi ve takdirle karşılanmış, etkileri kısa zamanda bütün dünyaya yayılmıştır. Bergsonculuk, bazı yüzeysel taraflarına rağmen her zaman insanlığın ilgisini çekebilecek ümit ve ilham kapılarını açmıştır CTopçu, 1998a:13). Bu açıklama ve değerlendirme; gerçekte Nurettin Topçu ve Türk muhafazakâr aydınlarının materyalist-Batıcı fikirler karşısında nasıl bir sa-s'unma aracı bulduklarını, muhafazakâr Balı düşüncesinin yetişmelerine nasıl katkıda bulunduğunu, ana düşünce eğilimlerinin nerelerden desteklendiğini ve hangi kaynaklar. yaklaşımlar tarafından biçimlendirildiğini göstermesi açısından önemlidir.
Nurettin Topçu, 1960’lı ve 1970’Ji yıllarda çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı da yapmıştır. Taşralı adlı bir hikâye kitabı ve Reha adlı bir romanı da bulunan yazarın yüzlerce makalesi yayımlanmıştır. Bu makalelerin neredeyse tümü, ‘Nurettin Topçu Bütün Eserleri’ başlığı altında Ezel Erverdi ve İsmail Kara tarafından 21 kitapta toplanmış ve Dergâh yayınları tarafından basılmıştır. Yine İsmail Kara, Hece dergisinin 109- sayısında (Ocak 2006), Nurettin Topçu ile ilgili oldukça ayrıntılı bir bibliyografya denemesi yapmıştır. Bu çalışmada Topçu’nun yayınlanmış bütün kitaplarını, kitaplarına giren ve girmeyen makalelerini, yayın yıllarına göre bulmak mümkündür CKara, 2006).arı kovanı

tesettür fiyatları

tesettür modelleri

tesettür giyim

abiye

tesettür

tesettür elbise

armine

tesettür tunik

tesettür abiye

replika

replika telefon

replika telefonlar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder